0
Yorum

Ülkemizde Nüfus

A. YURDUMUZDA NÜFUS
Ülkemizde sürekli olarak yaşayan insanların tamamı, Türkiye’nin nüfusunu oluşturur.
Nüfus ise yapılan sayımlara göre belirlenir.

1. Genel Nüfus Sayımları ve Yararları
Nüfus, belirli bir alanda yaşayan insan topluluğudur. Bu insan sayısının belirlenmesi ve çeşitli özelliklerinin öğrenilmesi için yapılan çalışmaya nüfus sayımı denir. Ülkemizde ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır. İkinci nüfus sayımı ise 1935 yılında yapılmıştır. Bundan sonra 1990 yılına kadar her 5 yılda bir yapılmıştır. Daha sonra ise 1997 ve 2000 yıllarında da nüfus sayımı yapılmıştır. Ülkemizde genel nüfus sayımlarını Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) yapmaktadır.
Ülkeler için nüfus ile ilgili bilgileri öğrenmek çok önemlidir. Çünkü ülkelerin kalkınması, yatırımları ve yönetimi nüfusla çok yakından ilgilidir. Ekonomik ve sosyal plânlamalar yapılırken nüfus her zaman dikkate alınmak zorundadır.

2. Yurdumuzda Nüfusun Genel Dağılışı
2000 yılında yapılan nüfus sayımında ülkemizin nüfusu 67 844 903’tür. Bu nüfus ülkemizin her yerine eşit şekilde dağılmamıştır. Bazı yerlerde çok yoğun bazı yerlerde ise çok azdır. Bu durum nüfus yoğunluğunu ifade eder. Nüfus yoğunluğu km2’ye düşen insan sayısı olarak belirtilir. En son sayımda ülkemizin ortalama nüfus yoğunluğu 83,3’tür. Fakat bu ortalama bir değerdir.
Ülkemizdeki nüfusun büyük kısmı verimli tarım alanları olan kıyı ovalarında toplanmıştır.
İç kesimlerde de düz alanların bulunduğu yerlerde nüfus kalabalıktır. Nüfusun yoğun olduğu yerlerde genellikle ulaşım, ticaret, sanayi ve tarım gelişmiştir. Nüfusun seyrek olduğu yerler ise engebeli ve dağlık alanlar ile ulaşım, ticaret, sanayi ve tarımın gelişmediği yerlerdir.
Sık nüfuslu yerler: Marmara denizi kıyıları, Ege Bölgesi’nin kıyı kesimi ve çöküntü ovaları, Akdeniz Bölgesi’nde Çukurova çevresi, Karadeniz Bölgesi’nde Doğu Karadeniz kıyıları ile Batı Karadeniz’in batısıdır. Ayrıca Ankara, Eskişehir, Gazi Antep ve Diyarbakır yoğun nüfuslu illerdir.
Seyrek nüfuslu yerler: Karadeniz Bölgesi’nin dağlık alanları ve Doğu ve Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu Bölgesi’nin büyük kısmı, İç Anadolu Bölgesi (Yukarı Sakarya Bölümü hariç), Toros dağları, Güney Ege kıyıları, Yıldız dağları, Biga yarımadası ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin orta kesimleridir.


1997 sayımındaki nüfusumuzun bölgelere dağılımı

Ülkemizin nüfusunun bazı yerlerde sık, bazı yerlerde seyrek olması doğal ve beşerî etkenlere bağlıdır.

Doğal Etkenler
İklim özellikleri: Doğal etkenlerin en önemlisidir. İklimin uygun olduğu fazla soğuk ve kurak olmayan yerler yerleşime uygundur. Buna karşılık çok soğuk olan ve az yağış alan yerler, yerleşmeye ve yaşamaya uygun değildir. Buralarda nüfus çok seyrektir.
Yer şekilleri: Dağlık alanlar ve arazinin engebeli olduğu yerler yerleşmeye elverişli değildir. Düz alanlar ve ovalar ise yerleşmeye daha elverişlidir.
Toprak özellikleri: Verimli toprakların bulunduğu yerlerde geniş tarım alanları olduğu için buralarda nüfus yoğundur. Toprağın verimsiz olduğu yerlerde ise nüfus çok seyrektir.

Beşeri Etkenler
Sanayi: Ülkemizde sanayinin gelişmiş olduğu yerler en sık nüfuslu alanlardır. Buralar aynı zamanda en fazla göç alan yerlerdir.
Ulaşım: Ticaretin gelişmesini sağlayan en önemli faktör ulaşımdır. Ulaşımın geliştiği kentlerde sanayi de çok gelişmiştir. Bu yüzden ulaşımın geliştiği yerlerde nüfus yoğunluğu fazladır. Ayrıca verimli tarım alanlarının, yer altı kaynaklarının ve turizmin geliştiği yerlerde nüfus yoğunluğu çok fazla olmaktadır.

3. Kırsal Yerleşmelerden Kentlere Göçün Nedenleri ve Sonuçları
İnsanların yaşadıkları yeri değiştirmelerine göç denir. Eğer değiştirilen yer ülke içinde olursa buna iç göç denir. Ülkemizdeki iç göçler, köy ve kasaba gibi küçük yerleşim merkezlerinden iş bulma imkânlarının daha kolay olduğu büyük kentlere doğru göç ederler.
Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfusumuzun üçte ikisi köylerde yaşamaktaydı.
Göçler sayesinde günümüzde nüfusumuzun yarıdan fazlası kentlerde yaşamaktadır.
Ülkemizde göçlerin büyük kısmı yerleşmek için yapılır. Bu tür göçlere sürekli göçler denir. Bir de mevsimlik göçler vardır. Bu tip göçler genellikle yaz mevsiminde tarım ürünlerinin hasadında çalışmak için yapılmaktadır. Özellikle Çukurova’ya pamuk, Doğu Karadeniz kıyılarına da çay ve fındık tarımı için mevsimlik işçi göçleri meydana gelmektedir.
Ayrıca yazın turizm faaliyetlerinden dolayı Akdeniz ve Ege bölgelerinin kıyılarındaki turistik mekanlara yapılan göçleri de bu tür göçler arasında gösterebiliriz.
Ülkemizde göçler özellikle Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden diğer bölgelere doğru olmaktadır.
En fazla göç veren iller; Artvin, Trabzon, Rize, Bayburt, Gümüşhane, Sinop, Kastamonu, Kars, Tunceli, Hakkâri, Muş, Bingöl, Siirt, Sivas, Ağrı ve Kırklareli’dir. En fazla göç alan iller ise İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Mersin, Antalya, İzmit ve Bursa’dır.


Ülkemizdeki kırsal ve kentsel nüfusun değişimi

Kırsal bölgelerden kentlere doğru meydana gelen göçlerin nedenlerini söyle sıralayabiliriz;

a. Kırsal Kesimdeki İtici Etkenler
• Kırsal bölgelerde hızlı nüfus artışından dolayı tarım alanlarının küçük parçalara ayrılması
• Kırsal kesimlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin yeterince gelişmemiş olması
• Tarım alanlarında makine kullanımının artması ile birçok insanın işsiz kalması
Genellikle kırsal kesimdeki ekonomik yetersizlikler insanların göç etmesine neden olur.

b. Kentlerdeki Çekici Etkenler
• Kentlerde gelişmiş olan sanayi ve ticaret sayesinde iş imkânlarının daha fazla olması
• Kentlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin oldukça gelişmiş olması
Bu nedenlerden dolayı ülkemizde kırsal bölgelerden büyük kentlere hızlı bir göç meydana gelmektedir. Ülkemizdeki kentleşme hızı sanayileşme hızını geçmiştir.
Bu yüzden kentlerde birçok sorunlar ortaya çıkmıştır. Büyük kentlerde çok hızlı artan nüfustan dolayı meydana gelen sorunları şöyle sıralayabiliriz;
• Çevre ve hava kirliliğinin ortaya çıkması
• Gecekondulaşmanın artması
• Yol, su, elektrik ve kanalizasyon gibi alt yapı yetersizliklerinin ortaya çıkması
• İnsanların oturabileceği konutların yetersiz kalması
• Göç edenlerin kentlerdeki sosyal çevreye uyum sağlayamamaları

4. Yurdumuzda Nüfus Artışının Nedenleri ve Sonuçları
Bir alanda, belirli bir süre içinde, insan sayısındaki artışa nüfus artışı denir. Nüfus artışı doğal olarak doğumların ölümlerden fazla olması ile meydana gelir. Göçler de nüfus artışına neden olan faktörlerdendir. Ülkemizde doğum oranı yüksek olduğu için nüfus artış hızımız % 2 civarındadır. Bu durum ülkemizdeki nüfusun oldukça genç olmasını sağlamıştır. Türkiye’deki nüfus artışının başlıca nedenleri şunlardır:

a. Sağlık Hizmetlerinin Gelişmesi
Ülkemizde özellikle 1950 yılından sonra sağlık hizmetlerinde bir iyileşme olmuştur.
Bu sayede salgın hastalıklardan ölenlerde ve doğum sırasında çocuk ya da anne ölümlerinde bir azalma meydana gelmiştir. Bu da nüfus artışına olumlu katkı sağlamıştır.

b. Beslenme Şartlarının İyileşmesi
Ülkemizde son yıllarda hayvansal ve bitkisel bazı besinlerin üretimi artmıştır.
Aynı zamanda ülkemizin gelişmesi ile birlikte insanların gelirleri arttığı için bu besinlere ulaşmaları kolaylaşmıştır. Bu durumda nüfus artışına olumlu etki yapmıştır.


Ülkemizin yıllara göre nüfus artışı grafiği

c. Dış Göçler
Ülkemiz nüfusunun artmasında dışarıdan yapılan göçlerinde etkisi vardır.
Cumhuriyet kurulduktan sonra ülkemize Yunanistan, Bulgaristan, Irak ve Kafkaslar’dan
2 milyona yakın insan göç etmiştir.
Ülkemizde hızlı nüfus artışının neden olduğu sorunlarda vardır.
• İşsizlik oranının artması
• Kalkınma hızının düşmesi
• Gelir dağılımında dengesizliklerin ortaya çıkması
• Eğitim ve sağlık hizmetlerinin zorlaşması
• Çevre ve trafik sorunlarının artması
• Geçim sıkıntılarının artması
• Konut (ev) yetersizliğinin ortaya çıkması gibi birçok olayın nedeni hızlı nüfus artışıdır.
Ülkemizde nüfus artışının azaltılması için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bunlardan en önemlisi aile planlaması çalışmalarıdır. Zaten son yıllarda ülkemizde nüfus artışında belirgin bir düşüş meydana gelmiştir. Normal şartlarda insanlar bakabilecekleri kadar çocuğa sahip olmalıdırlar.

5. Yurdumuzda Nüfus Kaybının Nedenleri ve Sonuçları
Ülkemizdeki nüfus kaybına neden olan faktörlerin başlıcaları; ölümler, göçler, doğal afetler ve trafik kazalarıdır.
Ölümler, anne ölümleri, bebek ölümleri ve yetişkin ölümleri şeklinde olmaktadır. Anne ve bebek ölümlerinin bir kısmı doğum sırasında görülmektedir. Bir kısmı da doğum sonrasında yetersiz beslenme ve bazı hastalıklardan kaynaklanmaktadır. Son yıllarda sağlık hizmetlerinin gelişmesi bebek ölümlerini azaltmıştır.
Ülkemizde insan ölümleri açısından trafik kazaları çok önemlidir. Her yıl 6000’den fazla insan, trafik kazalarında ölmektedir. Trafik kazalarının azaltılması için herkesin trafik kurallarına sonuna kadar uyması gerekmektedir.
Ülkemizde bazı doğal afetler çok sık meydana gelmektedir. Deprem, çığ, sel ve heyelânlar nüfus kaybına neden olabilmektedir.
Ülkemizde nüfus kaybına yol açan önemli bir etken de dış ülkelere yapılan göçlerdir.
Başta Almanya olmak üzere birçok Batı Avrupa ülkesine ülkemizden çalışmak için insanlar göç etmişlerdir. Aileleri ile birlikte yurt dışından şu anda yaşayan Türk sayısı 3 milyon civarındadır.

B. YURDUMUZDA YERLEŞME
Yerleşme, insanların herhangi bir alanı yurt edinmesi ve orada yaşamasıdır. İnsanlar, köy ve kent gibi yerleşim birimlerinde yaşarlar. Ülkemizin toprakları dünyanın ilk yerleşme alanlarından biridir. Yerleşmeler genel olarak iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar, kırsal ve kentsel yerleşmelerdir.

1. Kırsal Yerleşmeler
Ülkemizde kırsal yerleşme dendiğinde aklımıza köyler gelir. Fakat oba, mezra, kom gibi köyden küçük yerleşmelerle, beldeler gibi köy ile kent arasındaki yerleşmeler de kırsal yerleşmeler arasındadır.
Kırsal yerleşmeler toplu biçimde olabileceği gibi dağınıkta olabilir. Dağınık yerleşmeler genellikle yer şekillerinin engebeli ve yağışların fazla olduğu yerlerde görülür. Dağınık yerleşmede evler tek tek ya da bir kaç evlik kümeler halindedir. Evler arasında bahçeler ve tarlalar yer alır. Ülkemizde özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde yaygın olarak görülür.
Toplu yerleşmeler ise arazinin fazla engebeli olmadığı ve su bulma olanaklarının az olduğu yerlerde görülür. Bu yerleşmede ise evler ve diğer binalar birbirine bitişik ya da çok yakındır. Toplu yerleşmeler İç Anadolu Bölgesi’nde yaygın olarak görülür.

a. Köyler
Ülkemizdeki kırsal yerleşmelerin en önemlisi köylerdir. İdari yapı olarak en küçük yerleşme birimidir. Muhtar tarafından yönetilir. Nüfusu 2000’den az olan yerler köy olarak tanımlanır. Ülkemizde 36 bin civarında köy bulunmaktadır.
Köy halkının geçim kaynağı genellikle tarımdır. Köy halkı bulunduğu yerdeki iklim özellikleri ve yer şekillerine göre farklı ekonomik faaliyetlerle uğraşır.
Köy halkı; tarla tarımı, bahçe tarımı, küçükbaş hayvancılık veya büyükbaş hayvancılıkla uğraşır. Köylerin bazılarında ise balıkçılık, arıcılık ya da ormancılık gelişmiştir.
Bazı köylerde bu faaliyetlerin hepsi birlikte yapılırken, bazılarında birkaç tanesi birarada yapılır.
Göçlerden dolayı birçok köyün nüfusu azalmıştır. Göç gönderen bölgelerde köylerin nüfusu çok az iken göç alan bölgelerde köylerin nüfusları daha fazladır.
Köylerdeki evler genellikle çevrede bulunan malzemelerden yapılmaktadır. Orman alanlarının fazla olduğu yerlerde evler genellikle ahşaptan yapılır. Ahşap evler genellikle Karadeniz Bölgesi’nde yaygındır. Bitki örtüsünün zayıf olduğu iç bölgelerimizde ise evler genellikle kerpiçten yapılır. Kerpiç evler karasal iklimin görüldüğü iç bölgelerde yaygın olarak bulunur. Taş bulma olanaklarının fazla olduğu yerlerde ise taş evler yaygın olarak bulunur. Taş evler en fazla Akdeniz Bölgesi’nde yaygındır.

b. Köylerimizin Başlıca Sorunları
Köylerimizin sorunlarını şu şekilde sıralayabiliriz;
• Köylerimizin en önemli sorunlarından birisi sağlık sorunudur. Birçok köye özellikle kış mevsiminde yeterli sağlık hizmeti ulaşamaz.
• Eğitim de önemli bir sorundur. Eğitim genellikle öğrenci sayılarının azlığından dolayı birleştirilmiş sınıflarda yapılır. Bu da eğitimi olumsuz etkiler.
• Eğitim ve sağlık hizmetlerinin yeterli olmamasını sağlayan en önemli sorun ise ulaşımdır. Birçok köy yolunun kalitesi ve niteliği yeterli değildir. İklim şartları ulaşımı çok fazla etkilemektedir.
• Ayrıca köylerimizin içme suyu sağlama, aydınlanma, iletişim ve ısınma sorunları da vardır.

2. Kentsel Yerleşmeler
a. Kentler
Bu yerleşmelere şehir de denir. Kentler nüfuslarının çokluğu ve kapladıkları alanın genişliği ile köylerden ayrılırlar. Kentlerin nüfusu 10 000’den başlayarak daha yukarılara doğru devam eder.
Ülkemizde nüfusları 10 bin ile 25 bin arasında olan kentlere küçük kentler, 25 bin ile
100 bin arasında olanlara orta büyüklükteki kentler, 100 bin ile 500 bin arasında olanlara büyük kentler, 500 binden kalabalık olanlara ise metropol denir.
Kentlerde yaşayan insanlar, geçimlerini sanayi, ticaret ve hizmet alanlarından sağlarlar. Kentlerin kalabalık nüfusu, sanayi ürünlerini daha çok tüketir. Bunun için sanayi tesisleri özellikle büyük kentlerin yanında kurulmuştur. Kentlerde yaşayan insanların büyük kısmı sanayi alanında çalışmaktadırlar.
Ticaret kentlerdeki çok önemli uğraş alanlarından biridir. Hizmet alanı ise insanlara yapılan hizmetleri içine alır. Bunlar eğitim, sağlık, bankacılık, sigortacılık, devlet memurluğu gibi faaliyetlerdir.
Bazı kentlerimiz, belirli bir ya da birkaç özelliği ile tanınmıştır. Kıyılarımızdaki bazı kentlerde deniz taşımacılığı gelişmiştir. Buralar bir liman kenti özelliği kazanmıştır.
Bu kentler de ticarî etkinlikler ön plâna çıkar. İstanbul, İzmir, Mersin, İskenderun, Zonguldak, Samsun ve Trabzon ülkemizin önemli liman kentlerindendir.
Bazı kentlerimizde ise birçok sanayi tesisi bulunur. Bu kentler de sanayi faaliyetleri ile ön plâna çıkarlar. İzmit, Bursa, Zonguldak, İstanbul, İskenderun, Eskişehir, Ankara, Konya, Mersin, Adana, Gazi Antep ve Karadeniz Ereğlisi başlıca sanayi kentlerimizdendir. Bunların dışında turistik özellikleri, tarımsal üretimleri, ticari faaliyetleri ve askerî yapıları ile tanınmış çok sayıda kentimiz vardır.

b. Kentlerimizin Başlıca Sorunları
Kentlere, kırsal bölgelerden çok fazla göç meydana gelmektedir. Bazı kentler göçlerin etkisi ile çok hızlı büyümektedir. Bu da kentlerde birçok sorunun ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu sorunların başlıcaları şunlardır.

Hava Kirliliği
Kentlerimizdeki en önemli sorunlardan biridir. Birçok kentimizde görülür.

Kentlerdeki hava kirliliğinin nedenleri;
• Kullanılan kalitesiz yakıtlar
• Egzoz gazları
• Kentlerin konumu
• Soba ve kaloriferlerin uygun şekilde yakılmaması
• Olumsuz hava koşulları gibi olaylardır.
Kaliteli yakıtların kullanılması ile soba ve kaloriferlerin uygun şekilde yakılması hava kirliliğini azaltacaktır. Otomobillerin egzozlarından çıkan gazlar da hava kirliliğine neden olur. Kentlerimizin çukur yerlerde kurulması da hava kirliliğini artırır. Etrafı dağlarla çevrili olan kentlerde rüzgâr hızı yavaşlar. Bu yüzden havadaki zararlı gazlar, rüzgârlar tarafından başka yerlere taşınamaz. Bu da hava kirliliğini artırır.
Kentlerimizin konumları uygun olsa bile olumsuz hava koşulları ve rüzgâr esmemesi de hava kirliliğinin artmasına neden olabilir.

Çarpık Kentleşme
Kentlerimizin önemli sorunlarından biri de çarpık kentleşmedir. Göçlerden dolayı hızlı artan kent nüfusu, çarpık kentleşmenin en önemli nedenidir. Bu durum alt yapı hizmetlerinin gelişmesini engellemektedir.
Kentlerdeki hızlı nüfus artışı aynı zamanda konut sorunu ve sağlıksız konutları ortaya çıkarmaktadır. Bu durumu gecekondulaşma olarak da ifade edebiliriz. Göç eden insanların ekonomik yetersizliklerden dolayı hazine arazilerine rast gele yaptıkları inşaatlar gecekondulaşmaya neden olur. Bu inşaatlar alt yapı hizmetlerinin yetersiz olduğu sağlıksız konutlardır.

İçme ve Kullanma Suyu Temini
Kentlerde hızlı artan nüfusun içme ve kullanma suyu ihtiyacı önemli bir sorundur. Özellikle çarpık kentleşmenin olduğu yerlerde bulunan suyun dağıtımı da bir sorun olarak ortaya çıkar. Kentlerde kullanılan suların kanalizasyon yoluyla akması ve denizlere ulaşması da önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Çünkü bu yolla akarsular ve kıyılarımız kirlenmektedir. Bu pislenen sular sağlığımızı tehdit eder duruma gelebilir. Bunu önlemek için arıtma tesislerinin kurulması gerekmektedir.

Şehir İçi Taşıma ve Ulaştırma
Büyük kentlerimizin en önemli sorunlarından birisidir. Özellikle sabah ve akşam vakitlerinde çok yoğun bir trafik sorunu yaşanmaktadır. Bu sorunun çözümü için toplu taşımacılığın raylı sistemlerle (Metro gibi) yapılması gerekmektedir.
Kentlerimizde ayrıca sağlık kuruluşlarının yetersizliği, spor tesisleri ve yeşil alanların azlığı da önemli sorunlardandır.

0
Yorum

7.Sınıf Türk Tarihine Yolculuk

1.Osmanlıların düzenlediği birçok sefer,Dünya ticaret yollarını ele geçirme ve güvenlik altına alma düşüncesini de taşımaktadır.
Aşağıdakilerden hangisinde böyle bir özellik yoktur?
Mısır Seferi
Hint Seferi
Kırım Seferi
Alman Seferi
2.Macaristan hangi hükümdar zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır?
Fatih Sultan Mehmet
2. Bayezid
Yavuz Sultan Selim
Kanuni Sutan Süleyman
3.Rodos Adası hangi Osmanlı hükümdarı zamanında ele geçirilmiştir?
Fatih Sultan Mehmet
Kanuni Sultan Süleyman
2.Bayezid
Yavuz Sultan Selim
4.Osmanlı Devletinin,Anadoludaki hakimiyetini kuvvetlendiren ve Rumeli'deki fetih hareketlerini kolaylaştıran en önemli olay aşağıdakilerden hangisidir?
2. Kosova Savaşı
İstanbul'un fethi
Yeniçeri ocağının kurulması
Niğbolu Savaşı
5.Trablusgarp, aşağıdaki Türk denizcilerinden hangisi tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır?
Hızır Reis
Kemal Reis
Turgut Reis
Piri Reis
6.Zitvatorok Antlaşması Osmanlı Devleti ile aşağıdaki devletlerden hangisi arasında yapılmıştır?
İran
Avusturya
Venedik
Macaristan
7.Aşağıdakilerden hangisi,Sokullu Mehmet Paşa'nın Volga ve Don ırmaklarını bir kanalla birleştirmek istemesinin sebeplerinden biri değildir?
Baharat Yolu'nu denetim altına almak
Rusya'nın yayılmasını önlemek
Donanmayı Karadeniz'den Hazar Denizi'ne geçirmek
Orta Asya Türkleri ile ilişki kurmak
8.İstanbul'un fethi Dünya ve Türk tarihi açısından oldukça önemli sonuçlar ortaya koymuştur.Bu sonuçlardan hangisi coğrafi keşiflerin başlamasında etkili olmuştur?
Türklerin Avrupa'ya ilerlemelerinin kolaylaşması
Osmanlı topraklarında bütünlük sağlanması
Bizans devletinin yıkılması
Önemli ticaret yollarının Türklerin eline geçmesi
9.Osmanlı'lar aşağıdaki hükümdarların hangisinin döneminde Karamanoğulları Beyliği ile savaşmamıştır?
Yıldırım Bayezid
2. Murat
Yavuz Sultan Selim
Çelebi Mehmet
10.Mısır'ın Osmanlı ülkesine katılması hangi hükümdar döneminde gerçekleşmiştir?
Kanuni Sultan Süleyman
Fatih Sultan Mehmet
Yıldırım Bayezid
Yavuz Sultan Selim
11.Aşağıdakilerden hangisi Karadeni'in bir Türk gölü haline getirilmesinin sağlamaya yönelik fetihlerden değildir?
Trabzon'un alınması
Kırım'ın alınması
Amasra'nın alınması
Edirne'nin alınması
12.Aşağıdaki Osmanlı padişahları ile dönemlerinde fethedilen bazı yerler eşleştirilmiştir.Yanlış olanı hangisidir?
Yavuz Sultan Selim - Şam
Fatih Sultan Mehmet - Trabzon
Yıldırım Bayezid - Mora
Kanuni Sultan Süleyman - Belgrad
13.Aşağıdakilerden hangisi Kırım'ın Osmanlı Devleti'ne bağlanmasının sonuçlarından biri değildir?
Doğu ticaret yolunun sona erdiği Karadeniz limanlarının Osmanlıların eline geçmesi
Osmanlı ordusuna yeni yardımcı kuvvetler kazandırması
15.yüzyılda Türklerin Avrupa'da güvenle yerleşmelerini sağlaması
Osmanlı maliyesinin gelir kaynaklarının artması
14.Aşağıdakilerden hangisi,İstanbul'un fethini gerektiren sebeplerden biri değildir?
Osmanlı Devletinin Anadolu'dan Rumeli'ye asker geçirmekte zorlanması
Surların top gülleleri ile yıkılabileceğinin anlaşılması
Bizans'ın Osmanlı şehzadelerini ayaklanmaları için teşik etmesi
Bizans'ın Avrupa devletlerini ve Anadolu beyliklerini kışkırtması
15.1.Doğu ve Güneydoğu Anadolu,Osmanlı topraklarına katıldı.
2.Mısır Osmanlı ülkesine katıldı.
3.Safevi tehlikesi önlendi.
Yukarıda verilenler,hangi Osmanlı padişahının döneminde gerçekleştirilmiştir?
Fatih Sultan Mehmet
Yıldırım Bayezid
Yavuz Sultan Selim
Kanuni Sultan Süleyman
16.Kanuni Sultan Süleyman,Avrupa - Hristiyan birliğini parçalamak amacıyla,aşağıdaki devletlerden hangisi ile antlaşma imzalamıştır?
Almanya
Fransa
Avusturya
İspanya
17.Fatih Sultan Mehmet'in ölümü üzerine aşağıdaki yerlerden hangisinin fethi tamamlanamamıştır?
İtalya
Macaristan
Mora
Basra
18.Osmanlı Devleti aşağıdakilerden hangisini Akkoyunlu Devleti ile yapmıştır?
Çaldıran Savaşını
Otlukbeli Savaşını
Mercidabık Savaşını
Ridaniye Savaşını
19.Yavuz Sultan Selim döneminde yapılan savaşlar hangi seçenekte birarada verilmiştir?
Çaldıran - Otlukbeli
Niğbolu - Mercidabık
Çaldıran - Mercidabık
Mohaç - Niğbolu
20.Aşağıdaki yerlerin Osmanlı Devleti tarafından fethediliş tarihlerine göre sıralanışı,hangi seçenekte verilmiştir?
Mora - Rodos - Kıbrıs
Rodos - Mora - Kıbrıs
Kıbrıs - Mora - Rodos
Mora - Kıbrıs - Rodos

0
Yorum

7.Sınıf Maddenin Yapısı ve Özellikleri

1.Aşağıdakilerden hangisi fiziksel olaydır?
1.Etin bozulması
2.Civanın katılaşmaı
3.Üzüm suyunun sirkeleşmesi
yalnız 2
1 ve 2
2 ve 3
1-2-3
2.Aşağıdakilerden hangisi demirin kimyasal özelliklerinden biridir?
Demir tozlarının mıknatıs tarafından çekilmesi
Demirin 1532 dereceye kadar ıstıldığında sıvı hale geçmesi
Demirin havanın oksijeni ile birleşip paslanması
Demir telin elektrik akımın iletmesi
3.Kış aylarında buzlanmayı önlemek için yollara tuz dökülmesinin sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Tuz, suyun donma sıcaklığını düşürür.
Tuz,suyun erime sıcaklığını düşürür.
Tuz , buzun üzerinde kaymayı önler.
Tuz, buzun üzerini kapatarak hava ile temasını keser.
4.1.Hacimleri eşit bütün maddelerin kütleleride eşittir.
2.Maddelerin ayırt edici özellikleri , madde miktarına bağlı değildir.
Yukarıdaki yargılar için ne söylenebilir?
yalnız 2 doğru
yalnız 1 doğru
her ikiside doğru
her ikiside yanlış
5.Isıtılarak derişik hale getirilen şekerli su çözeltisinde şekerin kristalleşmesini sağlamak için çözeltiye aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?
Süzgeç kağıdından geçirme
Uygulanan basıncı artırma
Soğumaya bırakma
Saf su ekleme
6.Sabit sıcaklıkta kaynayan yada donan madde,aşağıdakilerden hangisidir?
Karışım
Alaşım
Çözelti
Bileşik
7.Katı bir maddenin bir sıvı içinde çözünme miktarı aşağıdakilerden hangisiyle artmaz?
Soğutma
Isıtma
Katı maddeyi toz haline getirme
Karıştırma,sallama
8.Aşağıdakilerden hangisi ametalleri özelliklerinden değildir?
Bileşiklerinde hem pozitif , hem de negatif değerlikli olma
Doğada katı,sıvı ve gaz halinde bulunabilme
Kendi aralarında bileşik oluşturma
Dövülerek işlenebilme
9.Nişasta ve su karıştırılıp çalkalanıyor.Oluşan karışıma ne ad verilir?
Süspansiyon
Çözelti
Emülsiyon
Homojen karışım
10.Aşağıdakilerden hangisi kimyasal bir olaydır?
Tuzun suda çözünmesi
Sıvılaştırılmış tuzun elektrolizi
Tuzlu sudan , suyun buharlaştırılması ile tuz kristallerinin elde edilmesi
Tuzlu suyun kaynama sıcaklığının yükselmesi
11.Aşağıdaki elementlerden hangisi metaldir?
Oksijen
Azot
Kalsiyum
Klor
12.Aşağıdakilerden hangisi elementlerin ortak özelliklerinden biri değildir?
Belirli ortak özkütlelerinin olması
Belirli erime noktalarının olması
Kendisinden başka maddelere ayrışamamaları
Oda koşullarında moleküllü yapıya sahip olmaları
13.Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Bütün saf maddeler tek cins atomlardan yapılmıştır.
Moleküller bağımsız küçük taneciklerdir.
Bileşiklerde iki veya daha çok element bulunur.
Elementler aynı cins atomlardan oluşur.
14.Aşağıdakilerden hangisi saf madde değildir?
Alkol
Yemek tuzu
Kireç taşı
Şekerli su
15.Bir sıvı için şu özellikler belirlenmiştir.
1.Homojendir.
2.Belirli sıcaklıkta kaynar.
3.Kimyasal yöntemlerle ayrıştırıldığında iki farklı gaz oluşur.
Buna göre sıvının cinsi aşağıdakilerden hangisidir?
Metal
Bileşik
Ametal
Yarı metal
16.Aşağıdakilerden hangisiyle doymuş bir çözelti doymamış bir hale getirilebilir?
Çözeltinin ısıtılmasıyla
Çözünen eklenmesiyle
Çözeltinin süzülmesiyle
Çözücünün buharlaştırılmasıyla
17.1.Erime ve kaynama noktalarının olması
2.Kendinden farklı özelliklerdeki maddelere ayrışması
3.İki maddenin eritilip karıştırılmasından oluşması
Yukarıdakilerden hangileri , bir maddenin kesinlikle bileşik olduğunu belirtir?
Yalnız 1
Yalnız 2
2-3
1-2-3
18.1.Suyun buharlaşması
2.Odunun yanması
3.Tuzun suda çözünmesi
4.Demirin paslanması
Yukarıdaki olaylardan hangilerinin sonucunda yeni bir madde meydana gelir?
1-2
2-3
2-4
3-4
19.Aşağıdakilerden hangisi maddenin ayırt edici özelliğidir?
Ağırlık
Kütle
Hacim
Özkütle
20.Aşağıdakilerden hangisi ,çözeltilerin ortak özelliği değildir?
Elektrik akımını iletme
Homojen yapıda olma
Birden fazla maddeden oluşma
Süzme yöntemiyle ayrılamama

1
Yorum

7.Sınıf Tam Sayılar

1.(-7).(-8).(+1).(-2)=?
-112
-96
96
112
2.5 sayısı (a-1) ile bölündüğünde sonuç bir tamsayı olduğuna göre,a tam sayısının alacağı değerler toplamı kaçtır?
8
4
2
-4
3.a,b,c pozitif tam sayılardır.a.b=24 ve b.c=16 ise a+b+c'nin alabileceği en küçük değer kaçtır?
13
14
22
41
4.(-18) tam sayısı ile mutlak değerinin çarpımının yarısı kaçtır?
-324
-162
27
81
5.14-12:4+(48.3):(-6) işleminin sonucu kaçtır?
-13
-6
5
15
6.(-12):m =(-3) eşitliğinde m aşağıdakilerden hangisidir?
-3
-2
3
4
7.|x|=2 ise ,x'in alabileceği değerler kümesi aşağıdakilerden hangisidir?
{2,-2}
{2}
{-2}
{-1,2}
8.(-72):(+12)-(-8).(+4)=?
-26
-20
25
26
9.a,b ve c tam sayılar olmak üzere,a.b=17 ve b.c=19 ise,a+b+c'nin alabileceği en küçük değer ile en büyük değerin toplamı kaçtır?
-2
0
36
37
10.5 eksiğinin 3/7'ü 4'ten küçük olan en büyük tam sayı kaçtır?
13
14
15
16
11.a=-2 ve b=3 ise aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
|ab| > ab
|a| > ab
|a| . |b| =|ab|
|a+b| =|a| + |b|
12.3a - 2/ a ifadesinin bir tam sayı olması için ,a yerine yazılabilecek tam sayıların toplamı kaç olur?
-6
0
3
5
13.|-25|- |-7| + |-17| + |-8| - |-28| işleminin sonucu kaçtır?
-10
0
15
25
14.[(-2)-(-3)+ 1 ]: [2-(+3)-(-4)] işleminin sonucu kaçtır?
-1
-1/3
3
2/3
15.Sayı doğrusunda; A noktası,-113 ile +78 sayılarına karşılık gelen noktalardan eşit uzaklıktadır.A'ya karşılık gelen sayı için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir tam sayıdır.
-17'den büyük bir sayıdır.
-18'den küçük bir sayıdır.
-17 ile -18 arasında bir sayıdır.
16.c < 0 < b < a ise, aşağıdakilerden hangisi daima doğrudur?
c - b < a
b > a - 2c
c < b -3a
b < c +a
17.a:(-6)= +4 eşitliğinde a aşağıdakilerden hangisidir?
24
-12
-24
-30
18.(-1).(-3).a =(-15) ise a =?
-5
3
6
-7
19.a=[(-3)+12]:[(3-2)+8] ve b=[-3-(-3+2)]:(1-2) ise b/a kaçtır?
1
2
3
4
20.(-64):(-4):(-2).(-3):(-6)=?
-6
-4
0
4

0
Yorum

7.Sınıf Ses Bilgisi

1.Aşağıdaki kelimelerin hangisinde sesli harflerin tamamı "kalın düz" seslidir?
Bayrağım
Şerefim
Tarihim
Toprağım
2.Aaşğıdaki kelimelerin hangisinde büyük ünlü uyumu yoktur?
Mahallede
Gezerken
Arkadaşlarını
Görmüşler
3.Aşağıdaki kelimelerden hangisi küçük ünlü uyumuna uymaz?
Toprak
Güzel
Geniş
Havuç
4.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde , hece düşmesine uğramış bir kelime vardır?
Yere düşünce omuz kemiği çatladı.
Karşısında oğlunu görünce sevindi.
Paketlerin ağızlarını yapıştırıcı ile kapattı.
Ağrıyan başını ellerinin arasına aldı.
5."a,e,ı,i" ünlülerinin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Kalınlık
Düzlük
Genişlik
Darlık
6.Aşağıdaki kelimelerden hangisinde geniş sesliler yoktur?
Araba
Gündüz
Özet
Ocak
7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük sesli uyumuna aykırı kelime yoktur?
Aşırı kiloları için doktora gitmiş.
Baharla birlikte doğa canlandı.
Bahçeye dikilecek ağaçlar geldi.
Ödevlerini yaparken annesi yardım etmiş.
8.Aşağıdaki dörtlüğün hangi mısrasında hece düşmesine uğrayan bir kelime vardır?
Ömründe çok acı günler yaşadın ,
Dilimden düşmedi , o güzel adın ,
Acılar çekersen , sessiz ağladın ,
Ne olur gözünü siliver anne.
9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sert ünsüz yumuşamasına uğrayan bir kelime yoktur?
Bu işten umudum kesildi.
Soğuğa karşı tedbirli olmalıyız.
Yaz tatilinde oldukça dinlendik.
Kitabımı çantama yerleştirdim.
10.Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde kaynaştırma sesi yoktur?
Ütüyü
Bacası
Kapının
Kardeşi
11.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ulama yoktur?
Geçen yıl eylülde okullar açıldı.
Salondan yemek odasına geçildi.
Çağımızın icatları insana parmak ısırtır.
Heceler , ünlü harflerin sayısına göre ayrılır.
12.Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde yardımcı ses yoktur?
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Adamın iyisi iş başında belli olur.
İyi dost kara günde belli olur.
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
13.Türkçe kelimelerin özellikleriyle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Kalınlık - incelik uyumu vardır.
Düzlük - yuvarlaklık uyumu vardır.
Kelime başında iki ünsüz bulunmaz.
Kelimenin her hecesi vurguludur.
14.Aşağıdaki kelimelerin hangisinde vurgu son hecededir?
Öğrenciyim
Masmavi
Çiçekler
Bursa
15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ulama yoktur?
Her zaman başarılı bir iş adamıydı.
Bahçede kardan adam yapmak istiyordu.
O konuyu bize geldiğin akşam görüşürüz.
Siz de kır çiçeklerini seviyorsunuz.
16.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde vurgu zaman kavramı üzerindedir?
Oya , yarın akşam uçakla Adana'ya gidecek.
Yarın akşam uçakla Adana'ya Oya gidecek.
Oya , Adana'ya uçakla yarın akşam gidecek.
Oya , Adana'ya yarın akşam uçakla gidecek.
17.Aşağıdaki tamlamaların hangisinde düz seslilerin tamamı yer almıştır?
Sınıfın kapısı
Çocuk paltosu
Demir kapı
Altın kalem
18.Aşağıdaki kelimelerden hangisinde , büyük sesli uyumu kuralına uygunluk aranır?
Eskişehir
Kabadayı
Tramvay
Gözlüklü
19.Aşağıdaki kelimelerden hangisi , küçük sesli uyumu kuralına uyar?
Armut
Horoz
Karpuz
Toprak
20.Aşağıda yer alan kelimelerden hangisi , küçük ses uyumu kuralına uymaz?
Yolculuk
Yürümek
Oturum
Savunmak

0
Yorum

7.Sınıf Sosyal Bilgiler Müfredatı

1: İletişim ve İnsan İlişkileri

2:Ülkemizde Nüfus

3:Türk  Tarihine Yolculuk

4:Ekonomi ve Sosyal Hayat

5:zaman İçinde Bilim

6:Yaşayan Demokrasi

7:Ülkeler Arası Köprüler

« Önceki :: Sonraki »


Google yalpturk


Get yalpturkteam chat group | SBS için Aradığınız Tüm Bilgiler